Peygamberimizi Anlatan Âyeti Kerimeler
Peygamberimizi Anlatan Âyeti Kerimeler

Seni sadece bütün kâinata rahmet olarak göndermişizdir. (Enbiyâ, 107)

Ey Peygamber! Biz seni bir şahit, bir müjdeleyici, bir uyarıcı; Allah’ın izniyle kendi yoluna çağıran bir davetçi ve aydınlatıcı bir kandil olarak gönderdik. (Ahzâb, 45/46)

Andolsun ki Allah’ın Resûlü’nde sizin için; Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı uman, Allah’ı çok zikreden kimseler için güzel bir örnek vardır. (Ahzâb, 21)

Sen daha önce bir kitaptan okumuş ve elinle de onu yazmış değildin. Öyle olsaydı, bâtıl söze uyanlar şüpheye düşerlerdi. (Ankebût, 48)

Muhammed içinizden herhangi bir adamın babası değil. Allah’ın elçisi ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah her şeyi bilendir. (Ahzâb, 40)

Ey îmân edenler! Size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah’ın ve Resûlü’nün çağrısına uyun. (Enfâl, 24)

O, hevâdan (kendi istek, düşünce ve tutkularına göre) konuşmaz. (Necm, 4)

Andolsun size kendi içinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki; sizin sıkıntıya düşmeniz ona çok ağır gelir. O size çok düşkün, mü’minlere karşı da çok şefkatli ve merhametlidir. (Tevbe, 128)

Sana uyan mü’minlere (merhamet) kanadını indir. (Şuara, 215)

Seni sadece, bütün kâinata, rahmet olarak göndermişizdir. (Enbiyâ, 107)

Peygamber, mü’minlere kendi canlarından daha yakındır. (Ahzâb, 6)

Şüphesiz, Biz seni Hakk ile müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin. (Bakara, 119)

Andolsun, Allah, mü’minlere kendi içlerinden, onlara âyetlerini okuyan, onları arıtıp tertemiz yapan, onlara kitap ve hikmeti öğreten bir peygamber göndermekle büyük bir lütufta bulunmuştur. Oysa onlar, daha önce apaçık bir sapıklık içinde idiler. (Âli İmrân, 164)

Eğer siz O’na (Resûlullah’a) yardım etmezseniz (bu önemli değil); Allah ona yardım etmiştir. Hani, kâfirler onu, iki kişiden biri olarak (Ebu Bekir ile birlikte Mekke’den) çıkarmışlardı; hani onlar mağaradaydı; O, arkadaşına, “Üzülme! Çünkü Allah bizimle beraberdir” diyordu. Bunun üzerine Allah O’na (sükûnet sağlayan) emniyetini indirdi, O’nu sizin görmediğiniz bir ordu ile destekledi ve kâfir olanların sözünü alçalttı. Allah’ın sözü ise zaten yücedir. Çünkü Allah üstündür, hikmet sahibidir. (Tevbe, 40)

(Resûlüm!) de ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyunuz ki Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah son derece bağışlayıcı ve esirgeyicidir. (Âli İmrân, 31)

Biz Azîmüşşan biliyoruz ki onların söyledikleri seni çok incitiyor/üzüyor. Hiç kuşku yok ki onlar seni yalanlamıyorlar ve fakat o zalimler Allah’ın âyetlerini inkâr ediyorlar. (En’âm, 33)

Andolsun kuşluk vaktine ve sükûna erdiğinde geceye ki, Rabbin seni bırakmadı ve sana darılmadı. Gerçekten senin için ahiret dünyadan daha hayırlıdır. Pek yakında Rabbin sana verecek de hoşnut olacaksın. O, seni yetim bulup barındırmadı mı? Arayış içerisinde bulup da yol göstermedi mi? Seni fakir bulup zengin etmedi mi? (Duhâ, 1/8)

Allah ve melekleri, Peygamber’e çok salâvat getirirler. Ey mü’minler! Siz de O’na salâvat getirin ve tam bir teslimiyetle selâm verin. (Ahzâb, 56)

Bütün dinlerden üstün kılmak üzere, Peygamberini hidayet ve Hakk din ile gönderen O’dur. Şahit olarak Allah yeter. (Fetih, 28)

Derleyen: Ravza Oruç

 

İslâm’a hizmet amacıyla hazırlanan Aşıkane Dergisi, iman ve tasavvuf bilgilerini aşkla kaleme alan, Uşşaki Vakfı tarafından yayımlanan bir Uşşaki Vakfı Kültür eseridir. Aşıkane Dergisi’nde yayımlanan yazıların telif hakkı yine Aşıkane Dergisi’ne aittir. Derginin imtiyaz sahibi, Uşşaki Vakfı’dır. Bakınız: www.ussaki.com,www.ussaki.org.tr