Na’at-i Şerif-i Mu’aşşeri Li Âkif-i Bî-Çâre
Na’at-i Şerif-i Mu’aşşeri Li Âkif-i Bî-Çâre

Zümre-i Peygamberâne pişvâdır sevdiğim – Sultân-ı râh-i Hakk-ı râhnümâdır sevdiğim

Vâsıl-ı Hak muharrem sırr-ı Hudâ’dır sevdiğim – Âlemîne hâce-i müşkil küşâdur sevdiğim

Sırr-ı Sübhâne’llezî’ye âşinâdır sevdiğim – Evvel ne şeydir, kim ale’l-aşr-ı üstüvâdır sevdiğim

Mihmân-i hâne-i Rabbu’l-âlâdır sevdiğim – Mezîyetine şâfi’-i rûz-i cezadır sevdiğim.

Bir mürüvvet menba’ıgân-ı sühâdır sevdiğim

Hâsılı Ahmed-i Muhammed Mustafâ’dır sevdiğim

Ol şehenşâh-i Resûldur taht-ı nigâh-ı lâmekân – Hâk-i pây-i bendesidir cümle-i gerûbân.

Hem süvâr-i refref oldur izz u ref’etle hemân – Saltanattır şânına levlâk-i kudsî merretân.

Geçdi gitti nice yüz bin perdelerden ol zamân – Geldi Habîbullâh erişti sanki bir emred-i civân.

Çun yetişti kıldı ol dem nûr-i zât-i Müste’ân – Et-tehiyâtında yâd etti ibâd-i sâlihân.

Bir mürüvvet menba’ıgân-ı sühâdır sevdiğim

Hâsılı Ahmed-i Muhammed Mustafâ’dır sevdiğim.

Çun tecellî eyledi Hazreti atâyı keyf ve kem – Yâ Habîbi merhabâ hoşâmedî dedi o dem.

Ey benim mirât-ı zâtım işte matlâbum benim – Men ins, müennsim? Sen ey Nebî-i muhterem.

On sekiz bin âlemde kıldım seni sâhib-i âlem – Bir murâdın var midır söyle benim üns-i Zü’l-Kerem

Rahmetim deryâsının yoktur kenârı çekme gam – İstedi mücrimlerin afvın o Sultân-ı ümem.

Bir mürüvvet menba’ıgân-ı sühâdır sevdiğim.

Hâsılı Ahmed-i Muhammed Mustafâ’dır sevdiğim.

Muharrem ser hüviyet hâzin nûr-i Cemâl – Hem-neşîyet meclis-i bâr-i Hudâ-yi Zü’l-Celâl.

Şehriyâr-i keşver halvet-i sarây-ı lâyezâl – Mazhar-ı Envâr-i Hak pervâne-i şem’-i visâl.

Andelib-i bâğ ve hiddet-i gülistân ışk-ı hâl – Hemdem bizim tecelli-i Cemâl ber-Kemâl.

Gerçe fahrı ihtiyâr etti cihânı pâymâl – Kenet-i kenz oldu o Sultân-ı cihâna mülk-i mal.

Bir mürüvvet menba’ıgân-ı sühâdır sevdiğim.

Hâsılı Ahmed-i Muhammed Mustafâ’dır sevdiğim.

Anda doksan bin kelâm oldu geçup nâz u niyâz – Vâkıf oldu remz-ı kuvvesine usub nûr-i Hicâz.

Gördü hakkı Ayet-i kübrâ’dan oldı keşf ve râz – Tâc-ı mahbûbiyet ile kıldı anı serfirâz

Hilat-ı mahfiyeti kıldı atâ çok ızz ve nâz- Rahmeten lil âlemin etti o Şâh bi niyâz

Elliyi tenzil edip sâbit vakt oldı nâmaz- Ümmet ol dem ferâmuş etmedi ref’et-tirâz.

Bir mürüvvet menba’ıgân-ı sühâdır sevdiğim.

Hâsılı Ahmed-i Muhammed Mustafâ’dır sevdiğim.

Hâdî-yi ümmet İmâm-ı Enbiyâ hayru’l-beşer – Şâfi’î yevmu’l-cezâ Sultân mazâğu’l-baser.

Sahibu’l-mi’râc ve’t-tâc Resûl-i bi-hurûr – Parmağından zâhir oldu mu’cize-i şakku’l-kamer.

Kavm hayalı nice kıldı kelimede zîr u zeber- Şem’ine pervâne ve sen şems ve kamer dâim rûz.

Hizmetinde her gece durmaz solur bâd-i seher – Bilmez isek sevdiğim gel işte al benden haber.

Bir mürüvvet menba’ıgân-ı sühâdır sevdiğim.

Hâsılı Ahmed-i Muhammed Mustafâ’dır sevdiğim.

Mahzen der hakîkat-i maden hilm ve hayâ – Gevhergân -i ilâhî bahr-i eltâf-ı Hudâ.

Câmi’ ser nübüvvettir Resûl-i kibriyâ – Kırsalar dendân-i pâkin lütf ile eyler duâ.

Böyle bir müşfik Nebî var mi haber versen bana – Afv ile meşhûrdur âlemde fahr-i Enbiyâ.

Kâşifu’l-gam rahimu’l-asât fi yevmu’l-bekâ – Ger günahim kûh-i kâf olsa ne gamdır Akif’a

Bir mürüvvet menba’ıgân-ı sühâdır sevdiğim.

Hâsılı Ahmed-i Muhammed Mustafâ’dır sevdiğim.

Âkif Efendi

Çeviren: Meryem Beyazal

Pişva: İmam/ Râh-nümâ: Yol Gösteren/ Sübhanellezi: Allah/ Âşinâ: Malumatlı/ Mihman: Misafir/ Şafî: Şefaatçi/ Ruz-i Ceza: Kıyamet Günü/ Mürüvvet: İyi Şeyleri Alıp, Kötü Şeyleri Bırakmak/ Sühâ: Yıldız Adı/ Menbâ: Kaynak/ Ahmed: Övülmeye, Medhedilmeye Lâyık/ Muhammed: Tekrar Tekrar Övülmüş/ Mustafâ’dır: Seçilmiştir/ Şehenşah: Şahların Şahı/ Nigah: Nazar Etmek/ Lâmekan: Mekânsız/ Hak: Toprak/ Pay: Ayak/ Geruban: Gariban/ Refref: Manevi Binek/ Levlâk: Eğer Sen Olmasa İdin/ Merretan: Kerre Defa/ Emred: Genç/ Müstean: Yardım İstenen/ Tahiyyat: Dua, Selâm/ İbad: Kul/ Hoşamedi: Hoş Geldin/ Dem: An/ Zül-Kerem: Kerem Sahibi/ Ümem: Ümmetler/ Şehriyar: Hükümdar/ Kişver: Memleket/ La Yezal: Zeval Bulmayan/ Şem: Mum/ Endelip: Bülbül/ Işk: Aşk, Gözyaşı/ Paymal: Ayak Altında Kalmış/ Kenet: Perçin/ Kenz: Meşakkat/ Usub: Kuşatmak/ Serfiraz: Benzerlerinden Üstün Olan/ Feramuş: Unutma/ Zir u Zeber: Darmadağınık/ Dendan: Diş Tanesi/ Kuh-ı Kaf: Kaf Dağı

İslâm’a hizmet amacıyla hazırlanan Aşıkane Dergisi, iman ve tasavvuf bilgilerini aşkla kaleme alan, Uşşaki Vakfı tarafından yayımlanan bir Uşşaki Vakfı Kültür eseridir. Aşıkane Dergisi’nde yayımlanan yazıların telif hakkı yine Aşıkane Dergisi’ne aittir. Derginin imtiyaz sahibi, Uşşaki Vakfı’dır. Bakınız: www.ussaki.com,www.ussaki.org.tr