Kur’ân’da Peygamber Efendimiz (s.a.v)
Kur’ân’da Peygamber Efendimiz (s.a.v)
  • Yüce Allah (c.c.) Kur’ân-ı Kerîm’de Habîbi ve Resûlü Muhammed Mustafa (s.a.v)’i biz kullarına şöyle anlatıyor:
  • Kendisine Kur’ân indirilen, Allah’ın (c.c.) kulu olan [Muhammed (s.a.v)].
  • Önceki ehli kitabın kâfirlere karşı zafer elde etmek için O’nun (s.a.v) hakkı için dua ettiği.
  • O’nu (s.a.v ) inkâr edenlere lânet indiği.
  • O’na (s.a.v) düşman olanlara Allah’ın (c.c.) düşman olduğu.
  • Kendinden öncekilere inen kitapları tasdik eden.
  • Gerçeğin ta kendisi olan ve Kur’ân ile kulların müjdelenip, uyarılması görevini üstlenen.
  • Cehennemliklerden sorumlu olmayan.
  • Allah’ın (c.c.) âyetlerini okuyan, kitabı ve hikmeti öğreten ve onları tertemiz kılan ve kullar arasından seçilmiş bir resûl olan.
  • İsteği üzere kıblenin değiştiği.
  • Yüzü suyu hürmetine ümmetleri örnek ümmet kılınan ve ümmetleri hakkında şâhit olan.
  • İhtilaf halinde ümmetleri arasında hükmeden.
  • Diğer Resûllere üstün kılınan.

(Bakara sûresi 23-89-98-101-119-129-143-213-253 âyetler)

  • Kendisine itaat edilmesi gereken.
  • O’ndan (s.a.v) yüz çevirenlerin Allah (c.c.) tarafından kâfir ilan edilip, sevilmediği.
  • Gizli ve bilinmeyenler kendisine vahyedilen.
  • Kesin ve açık deliller ile gelmiş Hak peygamber olan.
  • Sadece resûl ve elçi olan.
  • Allah’ın (c.c.) merhametinden dolayı yumuşak davranan. 

(Âl-i İmran sûresi 32-44-86-144-159 âyetler)

  • Ümmetlerinin haklarına tanıklık edecek bir şâhit olan.
  • Kendisine itaat edilmesi gereken ve ihtilafa düşülen meselelerin kendisine arz edilmesi gereken.
  • Ümmetlerinin affedilmesini dilediğinde, tövbesi kabul edilen.
  • Îmân etmiş olmak için, kendisine tam bir teslimiyetle bağlanıp, verdiği hükümlerin de, aynen uygulanması gereken.
  • Kendisine itaat edenlere, Allah’ın (c.c.) lütuflarda bulunup, onları peygamberler, sıddîklar, şehidler ve sâlih kişilerle beraber kılacağı.
  • İnsanlara elçi olarak gönderilen ve buna da Allah’ın (c.c.) şâhit olduğu.
  • Allah’tan (c.c.) gerçeği getirdiğinden şüphe duyulmayan.
  • Kendisine iman edilip, inkâr edilmeyecek olunan. 

(Nisâ sûresi 44-59-64-65-69-79-170 âyetler)

  • Müjdeci, uyarıcı, elçi ve her şeyi beyan etmek üzere gönderilen.
  • Münâfıkların maskesini düşüren.
  • Allah’ın (c.c.) emirlerini tebliğ eden.
  • Zarar vermek isteyenlerin şerrinden Allah’ın (c.c.) kendisini koruduğu.
  • Karşı gelmekten sakınılıp, itaat edinilmesi gereken.
  • Tebliğ görevi ile görevlendirilen. 

(Mâide sûresi 19-52-67-92-99 âyetler)

  • Kendisi ile alay edenlerin mahvedileceği, yalancı diyenlerin akıbetlerinin nice olacağı, kendisi ile kullar arasında Allah’ın (c.c.) şâhit olduğu.
  • Herkesi uyarması için kendisine Kur’an’ın vahyolunduğu.
  • Kitap verilen resûllerin kendisini oğullarını tanıdıkları gibi tanıdığı. 

(En’am sûresi 10-11-19-20 âyetler)

  • Tevrat ve İncil’de adı geçen. O’na (s.a.v) uyanlara iyiliği emredip, kötülükten men eden.
  • Temiz şeyleri helâl, pis şeyleri haram kılan.
  • O’na (s.a.v) inanıp, saygı gösterenlerin, yardım edenlerin ve onunla birlikte gönderilen nûr’a (Kur’ân’a) uyanların kurtuluşa ereceği.
  • Allah’ın (c.c.) elçisi olan, O’na (s.a.v) îmân edip, O’na (s.a.v) uyanların doğru yolu bulacağı.

(A’raf sûresi 157-158 âyetler)

  • ”O’na (s.a.v) itaat edin O’ndan (s.a.v) yüz çevirmeyin emrinin muhatabı, itaat edenlerin doğru yolu bulduğu.
  • Diğer nebilerden üstün kılınan.
  • Övgüye değer bir makâma gönderilecek olan.
  • Âlemlere rahmet olarak gönderilen.
  • Görevi; tebliğ yaparak, Allah’ın (c.c.) emirlerini açık-seçik duyurmak olan.
  • Kendisine Kur’ân indirilen.
  • Kendisine altlarından ırmaklar akan cennetler verilecek ve saraylar ihsan edilecek olan.

(Enfal sûresi 20 İsra sûresi 55-79 Enbiya sûresi 107 Furkan sûresi 1-10 âyetler)

  • Allah’a (c.c.) ve âhiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah’ı çok zikredenler için güzel bir örnek olan.
  • Erkeklerin hiçbirinin babası olmayan.
  • Allah’ın (c.c.) Resûlü ve peygamberlerin sonuncusu olan.
  • Allah’ın (c.c.) ve meleklerin kendisine salavat getirdiği, bütün insanlara müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderilen.
  • Kendisine Kur’ân vahyedilen.
  • Kulların kendisiyle doğru yola eriştiği bir nur kılınan.
  • Şüphesiz doğru yolu gösteren.

(Ahzab sûresi 21-40-56 Sebe sûresi 28 Şûrâ sûresi 52 âyetler)

  • Hidâyet ve hak din ile gönderilen.
  • Yüce yaratıcıya birleştirilmiş iki yay arası kadar, hatta daha da yakın olan.
  • Ne verdi ise alınan, ne yasakladıysa ondan da sakınılacak olan.
  • Dünyaya gelişi önceki peygamberler tarafından müjdelenen.
  • Allah’ın (c.c.) âyetlerini okuyan, kulları temizleyen kitabı ve hikmeti öğreten bir peygamber olarak gönderilen.
  • Mecnun olmayan.
  • Kendisi için bitip tükenmeyen bir mükâfat olan.
  • Büyük ahlak üzere olan.
  • Rabbinin çok nimet verdiği ve Rabbisinden râzı olan.
  • Şânını ve ününü Allah’ın (c.c.) yücelttiği.
  • Kendisine Kevser verilen yüce insan Muhammed Mustafa (s.a.v).

(Fetih sûresi 28, Necm sûresi 8-9, Haşr sûresi 7, Saff sûresi 6-9, Cum’a sûresi 2, Kalem sûresi 2-4, Duha sûresi 5, İnşirah sûresi 4, Kevser sûresi 1-2-3 âyetler)

Âşıkların; ”Seni nasıl methedeyim senin meddahın Allah’dır.” ”Kur’ân sana beşer demese! Ben sana beşer demem.’‘ diye aşkını dile getirdiği,

Nûrundan âlemlerin yaratıldığı ve ümmeti olmakla büyük şeref bulduğumuz yüce sultanın şefaatini Rabbim hepimize nasip eylesin.